İlk durağım Pilevneli Project'te Aslı Özdemir'in Bölge Oyunları sergisi.Pilevneli Project genç sanatçıların çalışmalarına yer veriyor .Büyük galerilerin satış kaygısını taşımıyor, genç sanatçıların enerjik çalışmalarına sahip çıkıyor.Her sergi ile ilgili hazırlanan kısa film tadındaki tanıtım videoları hem sanatçıyı hem de eserlerini, onları hazırlayış şeklini görmeniz açısından çok iyi bir fikir.Bence bu videolar galerinin genç ruhuyla paralel bir fikir; genç sanatçıların farklılığı bu videolardan "seziliyor".Videolar üzerinde bu kadar durmamın sebebi video sanatının da ilerlemesi, kesinlikle bu yüzyıla ait olması ve tabii ki fotoğrafın durgunluğunu alt edip fazlasıyla hareketli olması -tıpkı geçlik gibi-. Konumuza dönersek, bundan önce Bora Akıncıtürk'ün genç sanatçıların aşina olduğu bir cümleyi isim yapmış sergisi "Kibarca Reddedildi" vardı; o sergiyi görememenin sıkıntısını Aslı Özdemir'in haberini okuyunca "bu sefer kaçırmayacağım" diyerek atmaya çalıştım.Nitekim öyle oldu :) Sergi -kimi zaman duvarları kaplayan- kolajlardan oluşuyor.Kolaj tekniğinde malzemenin sınırsız olması, parçaların bir araya gelirken oluşturduğu kompozisyonun anlam çeşitliliği,kabaca "kes-yapıştır" dediğimiz ve çok yakından bildiğimiz bir yolla yapılması ve herkesin buna yatkın olması nedeniyle kolaj çalışmalarını çok önemsiyorum.Kendini ifade etmenin daha özgür bir yolu gibi.Aslı Özdemir'in kolajlarında bir zamanların porno film afişlerinden kesilmiş doygun renklerde görüntüler ve "kahreden gençlik,geber" tarzı arabesk söylemler var.Bir çalışmasında "hiç üretme,sadece daha güzel görünmeye çalış,onu da al onu da giy, en güzel sen ol" demesi de modayı tüketen zihniyetlere bir serzeniş."Modayı tüketen" diyorum çünkü nihayetinde her koleksiyon yaratıcı bir beynin ürünü yani her koleksiyon bir "üretim" aracı onu tüketen biziz, "güzel görünme kaygısı"yla giyen de biziz.Biraz üzerimize alınmalı ve bu sözler üzerine kafa yormalıyız bence.
İkinci durağım bir galeri değil okuldu.Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'ni kazanmış biri olarak okulu görmem gerektiğine karar verdim :)
Üniversiteden yürüme mesafesinde olan İstanbul Modern'de ise uzun süredir görmek istediğim Burhan Doğançay'ın Kent Duvarlarının Yarım Yüzyılı adlı -sanırım şimdiye kadarki en geniş retrospektif sergisi- vardı zira sanatçının son 50 yıllık çalışmalarından bahsediyoruz.Sadece bir katı dolaşmamın 2 saatten fazla bir zaman alması sanırım neyden bahsettiğimi anlatır.
İstanbul Modern'in içinde fotoğraf çekmek yasak; ben de dışarıdan bir kaç kare çektim.Tarihi yapıların modern sanat müzesiyle karışıp iç içe geçmesini apayrı bir sanat çalışması olarak değerlendirmeliyiz bence.
"Burhan Doğançay, yaşayan en pahalı Türk sanatçısı." Genelde karşıma bu cümleyle çıkması ve Mavi Senfoni çalışmasını sadece dergilerde fotoğrafını görerek -dokuyu hissetmeyerek- bir anlam veremeyişim nedeniyle önyargılıydım açıkçası, cahilliğime verin.Galerinin kapısından ise tüm önyargılarımı yıkmış, kolajın sınırlarıyla daha doğrusu sınırsızlığıyla şaşırmış ve okuduklarımı,gördüklerimi unutmamak için hafızamı tarayarak ve her bir ayrıntıyı kaydederek çıktım.Heyecanım karşısında cümleler yetersiz kalıyor siz en iyisi 23 Eylül'e kadar sergiye gidin :)
Yeterince yorulduğum için Taksim'de Mısır Apartmanından başka bir yere gidemedim.Zaten neredeyse hepsi kapalıydı galerilerin.Piartworks'de 6 iranlı sanatçının video işleri vardı daha önceden de gördüğüm.Galeri Non ise Sorry We're Open diyerek yıl içindeki sergilerdeki işlerden karma bir arşiv sunuyor; kısa bir özet, hafızayı tazeleme ve yeni sezona hazırlık için.Bence çok iyi olmuş.Bu arşiv çalışmasında Extramücadele'nin çalışmaları en çok "ilgimi çekti" zaten sergileri de çok "etkileyiciydi"; bu güzel sözleri bir kenara bırakırsam şöyle demek isterim: cesur,yeni,rahatsız edici.Biraz düşünürseniz bu üç sözcüğün hangisi hangisinden doğuyor ayırt etmek zor.Böyle sarsılmaya,rahatsız edilmeye,yeniye ihtiyacımız var; eserler de yoruma açık.
Veeee eve gitmek üzere yola koyulduğumda ise Burhan Doğançay'ın etkisiyle ben de duvarlardan kareler çektim.Hızlı adımlarla önünden,yanından yürüyüp geçtiğimiz duvarlara daha yakından bakmak -nasıl derler- ilham vericiydi :)
Resim yazısı ekle |
Kartpostallar ve kitap ayraçları İstanbul Modern'in mağazasından ve dergiler de Aslıhan Pasaj'dan -bulduğuma çok çok sevindiğim- iki dergi :) Hala XOXOnun eksik sayılarını tamamlamaya çalışıyorum ve Plato 2006 tarihli -şu anki akıbetini bilmediğim- bir güncel sanat dergisi.
Son olarak ajandalarınıza 2 eylül tarihini kaydetmeniz için gerekli bir bahane :) Daha fazla ayrıntı http://www.xoxothemag.net/post/1389/garden-sale
0 Yorumlar